Özel Arama
Google Gruplar
fizik delileri grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

TÜRK FİZİK DERNEĞİ 2009 YILI BİLİMSEL ETKİNLİKLERİ

I - Turk Fizik Dernegi V. Uluslararasi Katilimli Parcacik
Hizlandiricilari ve Detektorleri Yaz Okulu
(Turkish Physical Society - Fifth International Summer School on
Particle Accelerators and Detectors)
29 Agustos - 3 Eylul 2009 / BODRUM
Danisma Kurulu Baskani : Pervin Arikan (Gazi Universitesi)
Bilim Kurulu Baskani : Omer Yavas (Ankara Universitesi)
Organizasyon Komitesi Baskani : Hatice Duran Yildiz (Dumlupinar
Universitesi)

II - Balkan Fizik Birligi 7. Uluslararasi Fizik Ogrencileri Konferansi
(ISCBPU - 7, Seventh International Student Conference of the Balkan
Physical Union)
4 - 7 Eylul 2009 / BODRUM
President of Advisory Committee : Metin Arik (Bogazici University -
Turkey)
President of Scientific Committee : Victor Ciupina (Constanta
University - Romania)
President of Organising Committee : Baki Akkus (Istanbul University -
Turkey)

III - 5. Nukleer Cekirdeklerdeki Sekil-Faz Gecisleri ve Kritik Nokta
Uluslararasi Calistayi
(The 5th International Workshop on Shape - Phase Transitions and
Critical Point Phenomena in Nuclei)
16 - 18 Eylul 2009 / Istanbul Universitesi - ISTANBUL
Bilim Kurulu Baskani : Rick F. Casten (Yale Universitesi - ABD)
Organizasyon Komitesi Baskani : Baki Akkus (Istanbul Universitesi)
Koordinator : R. Burcu Cakirli (Istanbul Universitesi)
19 Eylül 2009 Arife
20-21-22 Eylul 2009 Ramazan Bayrami

IV - Turk Fizik Dernegi 26. Uluslararasi Fizik Kongresi
(Turkish Physical Society 26th International Physics Congress)
24 - 27 Eylul 2009 / BODRUM
Danisma Kurulu Baskani : Gulsen Onengut (Cukurova Universitesi)
Bilim Kurulu Baskani : Sener Oktik (Mugla Universitesi)
Organizasyon Komitesi Baskani : Ilhan Tapan (Uludag Universitesi)
Koordinator : Nilgun Demir (Uludag Universitesi)

Google Gruplar
fizik delileri grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Lazer ve Uygulama Alanları

LAZER VE UYGULAMA ALANLARI


Lazer uygulamaya kondugu 1960 yilindan beri insanoglunun hizmetine girmis olup buyuk bir hizla ilerleme kaydetmektedir.
Lazer, "Light Amplification by- Stimulated Emission of Radiation" kelimelerinin bas
harflerinden olusmakta olup anlami isigin yogunlastirilip bir guc kaynagina donusturulmesi olarak ifade edilir. Uygulamada lazer isin elmas dahil bazi malzemelerin kesilmesinde, mikroskopik hassasiyetle goz ve diger organlarin islevlerinde, fuze ve uydularin kontrolunde, termonukleer patlamanin baslangicini yapmada ve mikron duzeyinde uzakliklar ile yuz binlerce kilometrelik uzakliklarin hassas bir sekilde olcumunde kullanilir. ornegin bilim adamlari lazer isini ile herhangi bir anda yeryuzu ve ay arasindaki 1 ft (~ 0,3m) hassasiyetle olcebilmektedirler. Lazer isininin yogunlugu yuksek, dalga boyu kisa ve tek renklidir.

Lazer isinlari elde
edildikleri maddelere gore dorde ayrilirlar:

1- Kati cisimden cikan lazerler
2- 2- Sivi cisimden cikan lazerler
3- 3- Gaz cisimden cikan lazerler
4- Yari iletkenlerden olusan lazerler

Temel olarak kati, gaz maddelerden cikan lazerlerin elde edildikleri
sistemler ve yontemleri birbirine yakindir. Bunlar enerji kaynagi, lazer ortami
(kati, sivi, gaz) hassas) ve hassas olarak ayni eksende tasarlanmis aynalardan olurlar. Aynalardan birisi yansitma isleminin tamamen digeri ise kismen (% 96) yapar.

KATI CISIM LAZERI

Kati cisim lazerinde flas tupunun  patlamasi, fotograf makinesinin
elektronik flasinin dolmasina benzer. Flas tupunun patlamasi sonucu ortaya cikan isin demeti yakut kristaline gonderilir. Bu sirada yakut cubuk uzerindeki krom atomlari harekete gecirilerek yuksek enerji duzeyine ulastirilir. Bu atomlar tekrar eski enerji duzeylerine donerken cevreye isi ve foton denilen isik demeti yayarlar. Olusturulan isinlar atomlarin birbirine temasin saglayarak ortaya cikan yeni isinin dalga boyunun her huzme icin ayni uzunlukta olana kadar devam eder. Isin demetleri yahut cubuk boyunca uc noktalarda, bulunan duzgun yuzeylerden yansitilarak ileri ve geri hareket ettirilir Sonucta, enerjisi anan ve uretilen foton demetleri kismen yansitici aynadan gecip mercekte merkezlenerek, guc bir noktada yogunlastirilip ic parcasina gonderilir. Kati lazerler nokta kaynaginda, olcme islemlerinde elmas kaliplarin islenmesinde, atomik parcalanmada ve tip alaninda buyuk kolaylik ve olanak saglamaktadir.

GAZ LAZERLERI

Muhtemelen en fazla kullanilan gaz lazeri helyum-Neon lazeridir.Karisimda 10 parca helyuma 1 parca karsilik gelmektedir. Gaz lazeri aygitinda tup siki bir sekilde korunmus olup, uc kisimlari yansima kayiplarini azaltmak icn acili olarak yapilmistir. Guc kaynagindan akim verildiginden tup icinde elektron akimi desarj olarak helyum atomlarini harekete gecirerekenerji duzeylerini yukseltir. Helyum atomlari da Neon atomlarina carparak onlar da ayni enerji duzeyine yukseltirler. Neon atomlari tekrar dusuk enerji duzeyini donduklerinde isi ve kirmizi lazer fotonlari yayarlar. Bu hareket bir miktar lazer isininin kismi yansitici aynadan kirmizi lazer isini olarak cikmasina kadar artan bir sekilde devam eder. Bu sirada atomlar tup icinde surekli olarak ileri ve geri hareket ederler.Helyum-Neon lazerleri ufak, goreli olarak ucuz ve emniyetlidirler. Bu ozellikleri ile gaz lazerleri laboratuvar ve okullarda lazer deneylerinde kullanilirlar. Diger bir gaz lazer cesidi ise CO2 lazeridir. Korumali tup icinde Helyum-Neon gazi yerine CO2 gazi bulunur.CO2 gazi lazerinden daha fazla guc elde edilir ve daha verimlidir. CO2 lazer tupune gaz gonderilip, isi degistirici ile sogutma yapildiginda, surekli olarak cok yuksek gucte calistirmak olasidir. Bu tip CO2 lazer uniteleri ile herhangi bir metal buhar haline getirilebilir. Gunumuzde C02 lazeri deri, lastik gibi organik malzemelerin kesilme islerinde, delinmesinde
zimba preslerinde tercih edilirler.

SIVI LAZERI

Sivi lazerinde ortam olarak bir cozucu icinde organik boya kullanilir.Flas tupunun patlamasi ile sivi harekete gecirilir. Bu sirada boya molekullerinin enerji duzeyleri yukseltilerek foton uretilir.Bu islem dahili aynalarin geri besleme islemi yapincaya kadar surer.Atomlarin tup icinde gidip-gelme hareketi bir miktar isigin kismi yansitici aynadan lazer isini olarak cikmasina kadar devam eder. Sivi lazerleri, ayarlanabilen prizmasi nedeniyle ozellikle kimyasal analiz islemleri icin uygundur. Ayarlanabilen prizma araciligiyla, ayarlanan prizma acisina gore degisik renk ve dalga boylan elde edilir.

LAZERLERIN ENDUSTRIYEL UYGULAMALARI

Lazerler bu uygulamalarda kullanilabilmektedir:

- Herhangi bir malzeme uzerine hassas delik acmak. Tel cekmekte kullanilan elmas kaliplarin izlenmesi.
- Lastik, plastik, kagit vb. maddelere delik acilmasi. Diger klasik yontemlerle bu tur malzemelere delik acildiginda kenarlarda puruz kalir.CO2 lazeri ise plastik borulara ve cocuk emziklerine delik acmak icinde kullanilmaktadir.
- Celik parcalarin girintili kisimlarinin islenmesi ve olcme cihazlarinin uzerine harf veya rakam yazilmasi.
- Kesme islemleri; lazer isinlari ile kesme isleminde testere ile kesme islemindeki gibi
puruzlu yuzey bulunmaz.
- Lekeli elmas kesicilerden 100 kat daha hizli kesme hizina sahip lazer, sert parcalarin kesilme isleminde kullanilir.
- Bir metalin cikarilmak istenen cok kucuk bir kismi rahatlikla cikarilabilir.
- Diger yontemlerle mumkun olmayan parcalarin kaynak edilmesi.
Ornegin
otomobillerin transmisyon mekanizmalarinda, dislilerin senkronize mekanizmasi kaynagi.
- Cok kucuk mikroskopik olcudeki parcalarin islenmesi.
- Isil islem yapilmasi,ornegin silindir veya dislilerin yuzeylerinin sertlestirilmesi.
Bu islemde kisa zamanda dar bir bolgeye yogun isi vermek gerekmektedir. cunku diger bolgelere isinin yayilmasi istenmez.
- Yuksek hassasiyette olcum yapilmasi.

LAZERIN USTUNLUKLERI

1- Cok dar bir bolgede lazer ile kaynak yapilabilir.
2- Hassas elektronik parcalarin kaynaginda kullanilir. Bu tip parcalar direnc kaynagina dayanamamaktadir.
3- Vakum ortaminda lazer ile kaynak yapilabilir.
4- Is parcalari mengene gibi aletler ile baglanmadan lazer ile islenebilir. Boylece malzemede gerilme olmaz.
5- Kaynak isleminde baska ek malzeme ve cihaza gereksinim olmadan kaynak yapilir.
6- Birbirinden farkli metaller kaynak edilir.
7- Isil islem uygulanmasi parcalarin belli bolgeleriyle sinirli kalabilir.

Google Gruplar
fizik delileri grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Karikatürler





Google Gruplar
fizik delileri grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Yıldızların Oluşumu

Bir yıldızın oluşumu için iki şey gereklidir: madde ve
maddeyi yüksek yoğunluklara erişinceye dek sıkıştıracak bir mekanizma.
madde, uzayda oldukça boldur. uzaydaki madde, hemen hemen tümüyle çok
küçük miktarlarda diğer elementler ve küçük toz parçacıklarıyla
karışmış durumda bulunan hidrojen gazından oluşmaktadır. bazı
bölgelerde gaz düzgün bir biçimde dağılmış durumda bulunurken diğer
bazı bölgelerde yoğunlaşmalar gösterir. maddenin toplandığı yerde
kütle çekimi de daha kuvvetlidir, bu nedenle de gaz kendi kendini daha
da sıkıştırarak yüksek yoğunluklara ulaşabilir. sonuçta kütle çekim
kuvveti tek başına gazı yoğunlaştırmanın bir mekanizması olabilir.
yoğun, yeni doğmuş bir yıldız çekirdeğinin çapı bir ışık yılının
yarısından daha küçüktür. ama bu boyut bile tam oluşmamış bir yıldızın
boyutlarından milyonlarca kat büyüktür. kütle çekimi ile birleşen
başka birçok kuvvet, bu ilkel yıldız çekirdeğinin davranışını
belirler. tipik olarak gaz bulutu kendi çevresinde dönmekte olup
manyetik kuvvetler tarafından gittikçe daha fazla sıkıştırılır. bu
faktörlerin etkileşiminden doğan etkiler henüz tam olarak
anlaşılamamıştır. bulutun içinde büzülme ve çökmeye karşı koyan ısı ve
basınç vardır. içeriye doğru etki eden kütle çekim kuvveti yeterince
büyük olduğunda bulut büzülmeye ve kendi merkezine doğru çökmeye devam
eder. bu da açığa çıkan çekim enerjisi nedeniyle ısı üretimine neden
olur (açığa çıkan ısı kızılötesi ışınım biçimine dönüşür). büzülen gaz
bulutunun yoğunluğu ve sıcaklığı artar. dönen bir bulutta merkez
etrafında Güneş sistemi boyutlarında bir gaz ve toz diski oluşabilir.
sonuçta kaçınılmaz olarak merkezdeki sıcaklık 10 milyon dereceyi
bulur. bu sıcaklıkta nükleer tepkimeler başlar ve bulut bir yıldıza
dönüşür.
         Yıldızların kütleleri Güneş kütlesinin onda biri kadar küçük
olabileceği gibi yüz katı kadar da büyük olabilir. daha küçük kütleler
hiçbir zaman sıcaklıkları nükleer tepkime başlatacak ölçüde
yükseltemezler, daha büyük kütleler ise kendi ışınımlarının dışa doğru
etkiyen basıncı ile dağılırlar.bir yıldızın yukarıda anlatıldığı gibi
doğumu için geçen süre yıldızın kütlesi ile değişir. teoriye göre
Güneş'imizin doğumu için 10 milyon yıl gerekmiş olmalı. Güneş
kütlesinin onda birine sahip bir yıldızın doğum süreci 100 milyon yıl,
yüz katına sahip bir yıldızın ise yalnızca 10.000 yıl sürer.
         1980'lerde Kızılötesi Astronomi Uydusu (Infrared Astronomy
Satellite, IRAS) oluşum sürecinde on binlerce yıldız bulduğunda bu
teori de bir anlamda desteklenmiş oldu. IRAS, kendilerini çevreleyen
gaz içine gömülmüş durumda, büzülmelerinin ilk aşamalarında olan ve
nükleer tepkimelerin henüz başlamadığı yıldız çekirdeklerini buldu.
yıldız oluşum teorimiz bir başka desteğini de 1980'lerde radyo
teleskoplar beklenmedik bir keşif yaptığında buldu: oluşum halindeki
bir yıldız civarında ters yönlere doğru fışkıran iki gaz sütunu.
teoriciler bu gaz sütunlarının genç bir yıldız çevresinde bulunması
olası bir gezegen-oluşturan diskten kaynaklanmakta olabileceğini ileri
sürdüler. bununla birlikte "jet" adı verilen bu gaz sütunlarının
kaynağı ve rolü hala tam olarak anlaşılmış değil.
         Yıldız oluşturan bulutları bu kadar uzun süre daha fazla
büzülmeden tutan şey nedir? yeni bir yıldızın kütlesini ve her
boyuttaki yıldızların sayısını ne belirler? Güneş yıldızların
çevresinde çoğu zaman bulunan gaz disklerinin rolü nedir? tüm bu
soruların yanıtını bulabilmek için ayrıntılı teorik hesaplamaların
sürdürülmesi ve yeni astronomi araçlarının geliştirilmesi gerekir. bu
yeni araçalr 3*10 üssü -5 dereceden daha yakın gaz kümelenmeleri ve
iplikçikleri ayırdedebilmeli ve saniyede 0.15 kilometrelik gaz
hızlarını ölçebilmek için yüzde 5*10 üssü -5 kadar küçük dalgaboyu
kaymalarına duyarlı olmalıdır.
          Yıldız oluşumu, görünür ışığın giremediği yoğun gaz
bulutları içinde sürüp gittiğinden ipuçları radyo dalgaları ve
kızılötesi ışınımda aranmalıdır. 1990'lar için planlanan ve tüm bu
gereklilikleri karşılayan uzay araçları şunlardır: Uzay Kızılötesi
Teleskobu (Space Infrared Telescope Facility, SIRTF), Kızılöetsi
Astronomi İçin Stratosfer Gözlemevi (Stratospheric Observatory for
Infrared Astronomy, SOFIA), Ayarlanmış Kızılöetsi Teleskobu (the
Infrared Optimized Telescope,IRO), Milimetrik Dizge (Millimeter
Array,MMO), Milimetrik Altı Dalgaboyu Teleskop Dizgesi (Submillimeter
Wavelength Telescope Array ve Batı Virginia'daki Green Bank'ta yer
alan Green Bank Teleskobu (GBT). bu teleskoplardan her birinin konunun
araştırılmasına kendi özgü ve önemli katkıları olacaktır. SIRTF
Dünya'mızın atmosferine giremeyen dalgaboylarını gözleyecektir. SOFIA
gezegen oluşturan disklerdeki koşulların habercisi olan bazı atom ve
moleküllerin yaydığı ışınımı inceleyecektir. MMA ve IRO ise gezegen
oluşturan diskler ve bu disklerin fışkıran gaz akımlarını incelemek
amacıyla yüksek ayırma güçlü çalışmalar yapacaklardır.
         Örneğin MMO her biri aşağı yukarı sekiz metre çapında kırk
farklı radyo teleskop çanağından oluşmaktadır. bu teleskoplar
elektronik olarak birbirine bağlı olacaklardır ve böylece bir tek dev
teleskop gibi davranabileceklerdir. birbirinden 2*10 üssü -5 derece
açısal uzaklıktaki iki cismi ayırdedebilecek olan MMA, adını duyarlı
olduğu radyo dalgalarının dalgaboylarından (1 milimetreden 10
milimetreye kadar) almaktadır.
         Bu dalgaboyu aralığı MMA'nın açısal çözümleme gücü,
Dünya'daki tüm teleskoplardan daha iyi olacaktır. daha kısa dalgaboylu
radyo dalgalarına daha duyarlı olacak Milimetre Altı Dalgaboyu
Teleskop Dizgesi ise her biri altı metre çapında en az altılı bir
anten grubundan oluşacaktır.

Google Gruplar
fizik delileri grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Richard Philip Feynman

Richard Feynman, 11 Mayıs 1918'de Queens, New York'ta doğdu. Daha 15 yaşındayken diferansiyel hesabı öğrendi. . 1936'da, MIT'ye girdi ve fizik eğitimi aldı. 1939'da Princeton'a gitti. Doktorasını 1942'de John Arhibald Wheleer nezaretinde çalıştığı Princeton Üniversitesi'nden aldı. 1942'de, daha 24 yaşında iken Los Alamos'taki Manhattan Projesi'nde önemli bir rol oynadı. Hans Bethe'nin altında grup lideri oldu. Uranyumun patlaması içen gerekli kritik kütleyi hesapladı.

  Feynman,Nobel Fizik Ödülünü, kuantum elektrodinamiği kuramıyla başarıyla çözdğü problemler için aldı. Sıvı helyumda süper akışkanlık olayını dikkate alan bir matemaiksel kuram da yarattı. Ondan sonra Murral Gell-Man ile beta bozunması gibi zayıf etkileşimler analında çalıştı. Daha sonraki yıllarda,yüksek enerjili proton çarpışması yöntemlerinin parton modelini öne sürerek kuark kuramının gelişmesinde anahtar rol oynadı. Feynman fiziksel hesaplamalara ilişkin yeni temel teknikler ve notasyonlar getirdi,aynı anda her yerde hazır ve nazır Feynman diyagramlarını geliştirdi. Bu diyagramlar parçacık etkileşimlerini gösteriyordu.

  1918’de Brooklyn’de doğdu. Doktorsanı John Wheeler’in danışmanlığı altında 1942’de Princeton’da tamamladı. Gençliğine karşın, İkinci Dünya savaşı sırasında Los Alamos’taki Manhattan Projesinde önemli rol oynadı. Canlı kişiliği ve şakalarıyla sıradışı ama vazgeçilemez bir fizikçi olarak bu projede rol oynadı.Sonra Cornell’de California Teknoloji Enstitüsünde ders verdi. 1965’te kuantum elektrodinamiğindeki çalışmaları için Sin-Itero Tomanaga ve Julian Schwinger ile birlikte Nobel Fizik Ödülünü aldı. O,doğaya karşı sınırsız bir ilgi duyuyordu.Bu ilgisi yalnızca bilimsel başarılarını tetiklemekle kalmadı;onu Maya hiyerogliflerini çözmek gibi şaşırtıcı başarılara götürdü.

Feynman'ın binlerce bilimsel ve eğitsel başarısının sergilenmesi insanın ruhunu yeterince yakalayamaz. Sadece teknik yayınlarının çoğunun herhangi bir okuyucusu olarak bile, Feynman'ın canlı ve çok yanlı kişiliğinin bütün yapıtında ışıldadığı bilinir. Fizikçi varlığı bir yana,o çeşitle zamanlarda bir radyo tamircisi, bir kilit açıcı, sanatçı,dansça,bongo çalıcısı ve hatta Maya hiyeroglifleri çözücüsüydü. Dünyası hakkında sürekli meraklı,örnek bir deneyimciydi.1950'lerde, Cal Tech'e gitti.. 1965'te, Julian Schwinger ve Shinichiro Tomonaga ile birlikte Nobel Fizik Ödülüne layık görüldü;konuları kuantum elektrodinamiği idi. )15 Şubat 1988'de kanserden öldü.Caltech'teki öğrencileri basit bir pankartla duygularını dile getirdiler: "Seni seviyoruz Dick".

Blogcu ile yapıldı
RSS