|
|
| fizik delileri grubuna kayıt ol |
| Bu grubu ziyaret et |
|
|
| fizik delileri grubuna kayıt ol |
| Bu grubu ziyaret et |
31/12/2007
Fisyon
FİSYON
Fisyon adı verilen tepkime, evrendeki en kuvvetli güç olan
"Güçlü Nükleer Kuvvet" ile bir arada tutulan atom çekirdeğinin
parçalanmasıdır. Fisyon tepkimesi deneylerinde kullanılan ana madde
"uranyum"dur. Çünkü uranyum atomu en ağır atomlardan biridir, bir
diğer deyişle çekirdeğinde çok yüksek sayıda proton ve nötron bulunur.
Fisyon deneylerinde bilim adamları uranyum çekirdeğine, büyük
bir hızla nötron göndermişler ve bunun sonunda çok ilginç bir durumla
karşı karşıya kalmışlardır. Nötron uranyum çekirdeği tarafından
soğurulduktan (yutulduktan) sonra, uranyum çekirdeği çok kararsız
duruma gelmiştir.
Burada çekirdeğin "kararsız" olması demek, çekirdek içindeki
proton ve nötron sayıları arasında fark oluşması ve bu nedenle
çekirdekte bir dengesizliğin meydana gelmesi demektir. Bu durumda
çekirdek, meydana gelen dengesizliği gidermek için belli miktarda
enerji yayarak parçalara bölünmeye başlar. Ortaya çıkan enerjinin
etkisiyle de çekirdek, büyük bir hızla içinde barındırdığı parçaları
fırlatmaya başlar.
Deneylerden elde edilen bu sonuçlardan sonra "reaktör" adı
verilen özel ortamlarda, nötronlar hızlandırılarak uranyum üzerine
gönderilir. Yalnız, nötronlar uranyum üzerine gelişigüzel değil, çok
ince hesaplar yapılarak gönderilmektedir. Çünkü, uranyum atomunun
üzerine gönderilen herhangi bir nötronun uranyuma hemen ve istenilen
noktadan isabet etmesi gerekmektedir. Bu yüzden bu deneyler belli bir
olasılık göz önünde bulundurularak gerçekleştirilmektedir. Ne kadar
büyük bir uranyum kütlesi kullanılacağı, uranyum üzerine ne kadarlık
bir nötron demeti gönderileceği, nötronların uranyum kütlesini hangi
hızla ve ne kadar süre bombardıman edeceği çok detaylı olarak
hesaplanmaktadır.
Tüm bu hesaplar yapıldıktan ve uygun ortam hazırlandıktan
sonra, hareket eden nötron, uranyum kütlesindeki atomların
çekirdeklerine isabet edecek şekilde bombardıman edilir ve bu
kütledeki atomlardan en azından birinin çekirdeğinin iki parçaya
bölünmesi yeterlidir. Bu bölünmede çekirdeğin kütlesinden ortalama iki
ya da üç nötron açığa çıkar. Açığa çıkan bu nötronlar kütlenin
içindeki diğer uranyum çekirdeklerine çarparak zincirleme reaksiyon
başlatırlar. Her yeni bölünen çekirdek de ilk baştaki uranyum
çekirdeği gibi davranır. Böylece zincirleme çekirdek bölünmeleri
gerçekleşir. Bu zincirleme hareketler sonucu çok sayıda uranyum
çekirdeği parçalandığı için ortaya olağanüstü büyüklükte bir enerji
çıkar.
|
|
| fizik delileri grubuna kayıt ol |
| Bu grubu ziyaret et |
31/12/2007
Füzyon
FÜZYON
Nükleer kaynaşma (füzyon), parçalanmanın tersine çok hafif
iki çekirdeği birleştirerek daha ağır bir çekirdek oluşturmak ve bu
şekilde açığa çıkan bağ enerjisini kullanmaktır. Ama bunu denetim
altında oluşturmak oldukça zor bir iştir. Çünkü çekirdekler pozitif
elektrik yükü taşır ve birbirlerine yaklaştırmak istenildiğinde çok
şiddetli bir şekilde birbirlerini iterler. Bunların kaynaşmasını
sağlamak için aralarındaki itme kuvvetini yenebilecek büyüklükte bir
kuvvetin kullanılması gerekmektedir. Gereken bu kinetik enerji
(hareket enerjisi), 20-30 milyon derecelik bir sıcaklığa eşdeğerdir.46
Bu olağanüstü bir sıcaklıktır ve kaynaşma tepkimesine girecek maddeyi
taşıyacak hiçbir katı malzeme bu sıcaklığa dayanamaz. Yani bu
birleşmeyi gerçekleştirecek bir düzenek yeryüzünde yoktur.
Füzyon tepkimeleri Güneş'te her an doğal olarak
gerçekleşmektedir. Güneş'ten gelen ısı ve ışık, hidrojen
çekirdeklerinin birleşerek helyuma dönüşmesi ve bu dönüşüm sırasında
kaybolan maddenin yerine enerji ortaya çıkması sayesinde meydana
gelmektedir. Güneş saniyede 564 milyon ton hidrojeni 560 milyon ton
helyuma çevirir. Kalan 4 milyon ton gaz maddesi de enerjiye dönüşür.
Dünyamızdaki canlılık için son derece hayati öneme sahip güneş
enerjisini meydana getiren bu müthiş olay milyonlarca yıldır, hiç
durmadan devam etmektedir. Bu noktada, şöyle bir soru aklımıza
gelebilir. Eğer Güneş'te, saniyede 4 milyon ton kadar büyük bir miktar
madde kaybediliyorsa, Güneş'in sonu ne zaman gelecektir?
Güneş saniyede 4 milyon ton, dakikada ise 240 milyon ton
madde kaybetmektedir. Güneş'in, 3 milyar yıldan beri bu hızla enerji
ürettiğini varsayarsak, bu süre içinde kaybetmiş olduğu kütle 400.000
milyon kere milyon ton olacaktır ki, bu değer, yine de Güneş'in
şimdiki toplam kütlesinin 5000'de biri kadardır. Bu miktar, 3 milyar
yılda 5 kg'lık bir taş yığınından 1 gram kum eksilmesi gibidir. Bundan
da anlaşılacağı gibi Güneş'in kütlesi öyle büyüktür ki, bu kütlenin
tükenmesi çok uzun bir zaman gerektirir.
|
|
| fizik delileri grubuna kayıt ol |
| Bu grubu ziyaret et |
19/6/2007
Dünya'nın dönüş hızı nasıl hesaplanır?
Dünya'nın dönüş hızının hesaplanması:
Dünya'nın ekvator çapı 12,756 km olarak alınırsa çevresi C=3,14*12,756=40054
km bulunur.
Çevre 24 saate bölündüğünde ekvatordaki saatteki dönüş hızı = 1,669 km/sa.
bulunur.
Dünya'nın Güneş etrafındaki dönüş hızı için ancak ortalama bir değerden
bahsedilebilir.
Çünkü elips bir yörüngede döner ve Güneş'e yaklastıkça hızı artar,
uzaklaştıkça azalır.
Yörüngeyi elips yerine yaklaşik olarak daire kabul edersek;
Dünya - Güneş uzaklığı yarıçap olacaktır (150 000 000 km).
Bunu 2*pi ile carparak Dünya'nın bir yılda aldigi yolu buluruz.
Bu değeri de 365*24'e bölerek saatteki yörünge hızını buluruz.
Yaklaşık olarak (6,28 * 150 000 000) / (365*24) = 107534 km/sa elde ederiz.
|
|
| fizik delileri grubuna kayıt ol |
| Bu grubu ziyaret et |
18/6/2007
Big Bang (Büyük Patlama) Teorisi
Big Bang (Büyük Patlama) Teorisi
Büyük Patlama teorisine göre evren, bundan 15 milyar yıl önce çok büyük, hayal bile edilemeyecek kadar şiddetli bir patlama ile ortaya çıktı. Büyük Patlama'dan önce neyin var olduğunu soramazsınız, çünkü her şey Büyük Patlama ile ortaya çıktı. Büyük Patlama'dan önce nelerin olup bittiğini de soramazsınız, çünkü zamanın kendisi de Büyük Patlama ile başladı.
Büyük Patlama bir enerji patlamasıydı. bir saniyeden çok daha kısa bir zaman sonra soğumaya başladı. foton adı verilen ışık parçacıkları ortaya çıkarak her yöne doğru yayıldılar. soğuyan ateş topu, atom parçacıklarından oluşan koyu bir çorbaya dönüşerek hidrojen ve helyum gazlarını ortaya çıkardı. ateş topu değişerek, köpüren, sisli bir madde bulutuna dönüştü. öyle yoğundu ki ışık ışınları bulutun içinde yayılamıyorlardı. bu nedenle çok karanlıktı. gaz atomları yavaş yavaş dev kümelenmelere dönüştü, daha sonra yeniden ısınan bu kümelenmeler ilk galaksileri oluşturdu. birkaç bin yıl sonra evrenin sıcaklığı birkaç bin dereceye düştü ve sis dağıldı. ışık serbestçe yayılma imkanı buldu. galaksiler oluşmaya başladı ve evren bugünkü saydam görünümünü aldı. yaklaşık on milyar yıl sonra Samanyolu olarak adlandırılacak bir galakside Güneş, Dünya ve diğer gezegenler ortaya çıktı. Dünya üzerinde ilkel yaşam biçimleri gelişti. bu canlıların geçirdikleri evrim sonucunda da insan ortaya çıktı.